Vatandaş 2009 yerel seçimlerinde özellikle İstanbul’da bir çok ilçede tercihini CHP’den yana kullandı.

 Vatandaşın bu tercihinde  CHP’nin “Kentsel Dönüşüm” e karşı çıkışının büyük etken olduğu bilinmektedir.  Ayrıca o dönemde bazı AKP’li belediyelerin yolsuzluk ve usulsüzlük olaylarına karışması da vatandaşın kararında etkili olmuştu.

 

Peki vatandaş CHP’li belediyelerden umduğunu buldu mu.?

Bulamadı..

 

Bulamadığı gibi büyük hüsrana uğradı.

 

Vatandaş “ Yapılacak her projeyi kendilerine danışan”  “katılımcı” “ şeffaf”  “Halkçı ve sosyal”  CHP’li belediye başkanları beklerken, astığı astık kestiği kestik, keyfi uygulamalar yapan, belediyeleri hastane yönetir gibi yönetmeye çalışan, siyaset yapacağım diye olmadık hatalar yapan belediye başkanları ve yönetimiyle karşılaştı.

 

Ne belediye başkanları seçim döneminde söylediklerinin arkasında durdu, ne de meclis üyeleri ve parti o söylemlerin takipçisi oldu.

 

 

Meclis üyeleri, bırakın belediye başkanlarının yapmayı planladığı projelerden haberdar olmayı, bazı uygulamalarını meclise geldiğinde ancak öğrenebildi.

 

Ama gariptir, meclis üyelerinden hiç kimse “meclisin haberi olmadan bir takım şeylerin yasaya aykırı bir şekilde uygulamaya konulduktan sonra meclisin onayına sunulmasını sorgulamadı.! 

 

Bu “Kent Parlamenterleri” Belediye Başkanlarının, “Fizan” dan getirdiği üstelik partinin ve halkın tanımadığı  kişilere  Başkan Yardımcılığı, Müdür, Şef  Danışman ve sözleşmeli memur statülerinde görev verirken, “Kent parlamenterleri” nin gayretleriyle işe alınan insanların, emek yoğun ağırlıklı en alt kadrolarda temizlik  şoför, çaycı, yol bakım park bahçe vb yerlerde ancak yer bulabildiklerini sorgulamadılar.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri”   ilçeden talep geldiği zaman ‘ben emeklileri işe almıyorum’ diyen belediye başkanına  “o zaman nasıl oluyor da “fizan” dan getirdiğiniz, emekli kaymakam, emekli avukat, emekli hoca, emekli mühendisleri en üst kademeden maaş vererek işe alıyorsunuz” diye sorgulamadılar.!

 

“İlçede ki emekli mühendisin, danışmanın, plancının, Avukatın, Mülkiyeci’nin suyumu çıktı” diye sormadılar. !

 

Normalde bu durumu parti yönetimlerinin de sorgulaması gerekmiyor mu.?

 

Bu “Kent Parlamenterleri”  ve parti yönetimi, örneğin Kartal Belediyesi’nde aylardan beri “ Fen İşleri Müdürü”  Planlama Müdürü”  “Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü”  “Hukuk İşleri Müdürü”  hatta “ İmar Müdürü” (vekaleten bakıyor) nün hangi gerekçelerle  atanmadığını sorgulamadılar.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri”  ve parti yönetimi,  Belediye’de kadrolu memur varken, yasalara aykırı olarak sözleşmeli personelin müdür yapıldığını sorgulamadılar..!

 

Bu “Kent Parlamenterleri”  ve parti yönetimi , kendi belediyelerinde  bu kadar müdürlük boş dururken, Kartal Belediyesi’nde yıllarca görev yapmış, yetişmiş tecrübeli üç elemanın neden Adalar Belediyesi’ne gittiğini ve bunlardan Doğan Uluç’un Fen İşleri Müdürü, Hüseyin Perçin’in  İmar Müdürü, Ahmet Doğan’ın Hesap İşleri Müdürü olduğunu sorgulamadılar.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri” ve ilçe yönetimleri,  belediye başkanları tarafından meclise gönderilen ve yasal dayanaktan yoksun bir çok teklifin, ellini kolunu sallayarak meclisten geçtiğini sorgulamadılar.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri” muhalefet partisi meclis üyelerinin, kürsüden CHP’li meclis üyelerine  “ Noter görevi yapıyorsunuz” sözlerine alınganlık gösterip bu durumun kendilerini  ve partiyi küçük düşürdüğünü sorgulamadılar.!

 

Acaba bu parti, kendi meclis üyelerinin düştüğü bu durumun farkında değil mi, bu durumun ileride partiye zarar vereceğini düşünmüyor mu.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri” ve ilçe yönetimi aylar önce bitmesi planlanan çır çır’daki yeni Belediye hizmet binasının aradan neredeyse bir yıl geçmesine rağmen neden bitirilmediğini sorgulamadılar.!

 

Bu “Kent Parlamenterleri”  ve ilçe yönetimlerinin  “Kentsel Dönüşüm” nedeniyle bazı mahallelerde kimlerin vatandaşın zafiyetinden yararlanarak arsa topladıklarını, vatandaşın çaresizlik ve şaşkınlık içinde arsa spekülatörlerinin elinde nasıl kaldığını sorgulamadılar.!

 

Peki meclis üyeleri bir şeyleri sorgulamayacaksa ne için oradalar.?

 

AKP’li meclis üyesi Bektaş’ın dediği gibi  “Noter görevi” yapmak için mi.?