Ankara’daki  “Barış Mitingi” ne yapılan bombalı saldırı da 100’den  fazla kişi hayatını kaybetti, 400’den fazla barış gönüllüsü’de yaralandı.

Bu konuda bir öz eleştiri yapması gereken hükümet , hiç bir  kusuru sorumluluğu yokmuş gibi davranarak savunmaya geçti.

Ayıptır, yazıktır, günahtır.

Bu kadar da olmaz. 

Biraz vicdanı olan insan çıkıp bir özeleştiri yapar.

Bu katliamı kim yapmış olursa olsun, hükümetin izlemesi gereken yol bu mu?

Vicdanlı bir Başbakan’ın, yapması gereken bu mu?

Vicdanlı bir İç İşleri Bakan’ın yapması gereken “güvenlik zafiyeti yok” demek mi?

 

Başbakan’a ve İç İşleri Bakanına sormak gerekiyor.  Nerde bu ülkenin MİT’i Nerde bu ülkenin önleyici istihbaratı?

Nerden geldiyse, kim yaptıysa, yaptırdıysa,  uçan kuştan haberi olan devlet, böylesi bir katliamı önlemiyorsa, önleyemediyse bunun sorumlusu kim olur?

Doğal olarak hükümet.!

Ama bakıyorsunuz, hesap vermesi gereken, özeleştiri yapması gereken hükümet Başbakan,  büyük bir sorumsuzluk içinde kendine bakanlarına toz kondurmuyor.

Peki bu insanların yakınları, siyasetçiler kime soracak bunu, kimi sorumlu tutacak, kime kızacak?

Olmaz. Vicdana da insafa da sığmaz. Başbakan’ın yapması gereken, muhalefete laf yetiştirmek yerine, toplumun hassasiyeterini de göz önünde bulundurarak ,İç İşleri Bakanını  ve Emniyet Genel Müdürü’nü  derhal görevden almalıdır. Ondan sonra da diğer ihmal görülenleri.!

 “Bizim suçumuz yok, her türlü güvenlik önlemini aldık” demek, siyasetçilerle  toplumla alay etmektir. insanları küçümsemektir. Hayatını kaybedenlere ve yakınlarına yapılmış en büyük ayıptır demiyorum hakarettir.

Biraz vicdan, biraz izan, biraz sorumluluk.!

 

Bu arada, muhalefet liderlerinin yaşanan  olayda ki kusurunu ve sorumluluğunu kabul etmeyen, Bakanlarla  ve diğer sorumlularla ilgili gereğini yapmayan  Başbakan ile görüşmelerini de anlamlı bulmuyorum.