Kılıçdaroğlu’nun,  Salı günkü Meclis Grup toplantısın da yaptığı konuşmayı hayretler içinde izledim.

Çelişkilerle dolu bir konuşma, izahı olmayan bazı açıklamalar. Hele hele dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda söylediklerini anlamak, izah etmek mümkün değil.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının bir bölümünde salondakilere şunları söylüyor  “ Dokunulmazlıkların kaldıılması konusunda ne yaptılar biliyormusunuz. Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalktı ama Bakanların dokunulmazlıkları kalkmadı.  Milletvekillerinin görev süresi bittiğinde savcıya gidip ifade verecekler, ama Bakanlar bundan muaf tutuldu. Niye Bakanların da dokunulmazlıklarını kaldırmadınız?” diyor.

Konuşmasını sürdürüyor “Milletvekillerimizin HDP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yapacağı başvuru için imza vermeyeceğiz. Ancak, Milletvekillerimizin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmaları konusunda her türlü desteği vereceğiz, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceğiz” diyor.

Muharrem İnce’de CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu “Tarafsız Bölge” programında Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlıklar konusunda “ Anayasaya aykırı ama Evet diyeceğiz” dediğini aktardı.

Anlamak mümkün değil.! “Anayasaya aykırı ama Evet diyeceğiz” ne demek.!

Madem Anayasaya  aykırı, niye evet diyorsunuz?

Madem Evet dediniz, niye Anayasa Mahkemesi’ne taşıyorsunuz?

Madem Evet dediniz, neden AİHM’sine kadar götüreceğiz diyorsunuz?

Bu işte bir bit yeniği var ama ne olduğu bir gün ortaya çıkacaktır.

Onun için Kılıçdaroğlu’nun bu tavrı daha çok su kaldırır.

Dokunulmazlık konusunda bırakın  başka eksik veya yanlışları, Bakanların dokunulmazlıklarının kaldırılmaması bile, başlı başına “hayır” demek için yeterlidir.

Türkiye’nin gündemine oturan bakanları bu millet CHP’nin tabanı unutmadı ama, Sayın Kılıçdaroğlu ve bazı Milletvekilleri bunu unutturmaya çalışıyor.

Unutturur mu, unutturmaz mı hep birlikte göreceğiz..

Sen, bunca dosyası olan Bakanların dokunulmazlıklarınının kaldırılması için mücadele etmeyeceksin, ama sırf HDP’nin yanında gözükmeyelim, kamuoyu bizi onların yanında algılamasın diye “Anayasaya aykırı ama Evet diyeceğiz” diyeceksin.! Sonra da kalkıp demokrasiden, ilkeden dem vuracaksın.!

Bunlar, ilkeli duruşu olan bir partinin gocunacağı, korkacağı, çekineceği bir durum değildir. İlkesi olan bir parti bunun böyle olmadığını, bir demokrasi mücadelesi olduğunu, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı bir duruş olduğunu anlatabilir. Gerisi boş söylemdir.

Siz ilkesiz davranacaksınız, sonra da buna, kendi tabanınız dahil, insanların inanmasını bekleyeceksiniz.!

Vallahi daha çok beklersiniz..