Bu yazımı iki ayrı konuya ayırdım. Her iki konuda gazetemizin internet sitesinde yayımlanan “Belediye’de yönetim zafiyeti” başlıklı yazımla ilgili. Yazımın bir bölümünde “görevden ayrılan bir Başkan Yardımcısının, eskiden görev yaptığı birimlerin çalışmalarına müdahale ettiği, talimatlar yağdırdığı, hatta birim müdürlerini yemeğe götürerek onlara “kendisinin tekrar göreve döneceğini merak etmemelerini verdiği talimatlara uymalarını tembihlediği iddia ediliyor” diye yazmıştım.

Ben isim vermemiştim ancak, eski Başkan Yardımcısı Orhan İspekter, bana “yemeği eski personelinin düzenlediğini, kendisinin de o yemeğe davet edildiğini, ancak yemekte asla böyle bir konuşmanın geçmediğini, ifade edildiği gibi personele talimatlar yağdırmasının da söz konusu olmadığını” söyledi.

Bende meslek etik kuralları gereği, İspekter’in bu görüşünü kamuoyuna duyurmayı uygun gördüm.  Bu konuşmada İspekter, yakışıksız bazı sözlerde sarf etti. Bunu da kamuoyuyla paylaşmak istiyorum..

İspekter o konuşmamızda  bana “birilerinin para karşılığı bu tür yazıları yazdırdığını” “kaç paraya yazdığım”  gibi bir ithamlarda bulundu. Ben tepki gösterince “etrafımdakiler öyle söylüyor” dedi.

O zaman bende şunu söyleyeyim, İspekter başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğinde  benim “etrafımızdakiler” de, İspekter’in neden istifa ettiğini, ya da ettirildiğini veya etmek zorunda kaldığını”  bize sordular, bir sürü dedikodu yapıldı.  Buna rağmen, biz bu konuyla ilgili hiçbir ortamda kendisine “etrafımdakiler” ‘sizin istifanızla ilgili şöyle şöyle şeyler söylüyorlar” gibi bir ithamda bulunmadık. Sorumluluk bilinci içinde hareket ederek bu konularla ilgilenmedik.

Bilmem anlatabildim mi.!

Ayrıca, biz sizin o  “etrafımdakiler” dediğiniz çay bahçelerinde caddelerde “siyasetçi” adı altında çapsız, omurgasız provokatörlük yapanları ve onların karın ağrılarını biliyoruz.

Bu iftiraların bize yapışmayacağını, sadece Kartal değil, Türkiye’de beni tanıyan her kes bilir. Bu güne kadar kalemimizi kırmadık bundan sonra da kırmayız. Bunları konuşmayı bile kendime zul sayarım.

 Sayın İspekter’e,  bizim kim olduğumuzu, o “etrafındakiler” in bahsettiği türden bir gazeteci olup olmadığımızı, siyasi parti temsilcilerine, bölgedeki eski yeni belediye başkanlarına, bürokratlara ve “gazetecilere” sormasını öneririm.

Zaman her şeyin ilacıdır. Yazılanların doğruluğu ve İddia edildiği gibi sayın İspekter’in göreve dönüp dönmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.!

  -İstifa müessesesi-

İkinci konu, aynı köşe yazımda değinmiştim. Özetle, “bir başkan yardımcısı bir  siteye toprak döktürüyor. Ancak, o başkan yardımcısına bağlı müdür, olay yerine giderek “benim iznim olmadan bu toprağın neden getirdiniz” diyerek karşı çıkıyor. Toprağı getiren görevli, bu olayın Başkan Yardımcısının talimatı doğrultusunda yapıldığını söylemesine rağmen,  görevli hakkında tutanak tutarak, savunmasını istiyor ve  görev yerini değiştirmeye çalışıyor. Açıkçası,  başkan yardımcısının talimatını tanımıyor.” Diye yazmıştım.

Bu güne kadar olayla ilgili taraflardan bir açıklama gelmedi. Gelirse onu da yayımlarız. Bu son derece vahim, partiye ve idareye zarar verecek bir olaydır. Müdür ‘ün bu gücü kimden aldığı bir yana, Başkan Yardımcısı nasıl görev yapacak.? Acaba, bu başkan yardımcısı hem belediye içinde hem de kamuoyunda küçük düşürülüp, etkisizleştirilerek istifaya mı zorlanmaktadır.? Başka hesaplar mı vardır, bunları bilmiyoruz. Ben bu yaşananlardan sonra başkan yardımcısının  o makamda oturmasını doğru bulmuyorum. Toplumun büyük kesimini rahatsız eden bu olaydan sonra, o  başkan yardımcısının  “istifa” etmesi gerekmiyor mu?
Bence gerekiyor.!