Gazetemizi arayan Demir, olayın Milletvekilinin açıkladığı gibi olmadığını, PKK ile her hangi bir ilgisinin ilişkisinin bulunmadığını, bunun savcılık ve mahkeme kararıyla da tespit edildiğini belirterek, “adı geçenlerin hınısta çifçilik yaptıklarını, bunlara her yıl eğitim verdiklerini, zaman zaman çifçilerin fuarlara veya proje amaçlı yurt dışına gönderildiğini, daha önce de Japonya’ya gönderdikleri çifçilerin olduğunu söyledi.

OLAYIN ASLI

Demir olayın aslını şöyle anlattı “Genel Merkez, yurt dışına giden çiftçiler için kendilerinden onay almamız gerektiğini, onayı almadığımızı gerekçe göstererek beni mahkemeye verdi.

Savcılık iddialarla ilgili soruşturma başlattı ve Takipsizlik kararı verdi. Savcılığın kararına da itiraz edildi, mahkeme bu itirazı da reddetti.

 

BEN KAYYUM OLARAK ATANMADIM, GÖREVİME İADE EDİLDİM

Bu arada, savclık ve mahkeme süreci devam ettiği için Genel Merkez, iki kişiyi kayyum olarak görevlendirdi. Bu süreçte Genel Kurulumuzu da yapamadık. Ama benim görevim devam ediyordu. Savcılık ve mahkeme den lehime kararlar çıkınca Genel Merkez beni görevime iade etti. Genel Kurula kadar görevimin başındayım.

Yoksa ben kayyumla alınıp, kayyum olarak atanmadım. Böyle bir şey yok.

Biz devlet memuru sıfatında olmadığımız için, memurlarda “göreve iade” olarak geçiyor, biz kamu yararına birlik olduğumuz için  bizde “görevlendirme” adı altında bu işlem yapılıyor” diyen Demir, bunun yıllarca aday rakipleri taafından yapılan karalama kampanyası olduğunu söyledi.

Önceki haberi okumak için aşağıdaki linki tıklayınız..

https://www.ilkhaber.biz/haber/kayyuma-kayyum-atandi-h7647.html