Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS)25 Mayıs’ta yapılan 21. Olağan Genel Kurul’unda şeçilen yeni yönetimi toplanarak görev dağılımını belirledi. TYS’nin Başkanı Adnan Özyalçıner olurken, ikinci başkanlık görevini Nalan Çelik üstlendi. Sendikanın genel sekreteliği görevine C. Hakkı Zariç getirilirken, Tahir Şilkan ise saymanlığını üstlendi. Nilay Özeri Nükhet Eren, Nuray Gök Aksamaz, Nihat Ateş ve İlhan Gülek ise yönetim kurulu üyeleri olarak görev yapacak.

Yeni yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada; “Ülkemizin siyasal, toplumsal, ekonomik dar boğazdan geçtiği bugünlerde Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu, üyelerinin de desteğiyle yeni dönem çalışmalarına başlamıştır.” ifadelerine yer verildi.

DÜŞÜNCE VE YARATMA ÖZGÜRLÜĞÜ MÜCADELESİ

Yazar, düşünce ve yaratma özgürlüğü mücadelesi sürerken öte yandan da dünyanın, küresel ısınmayla birlikte geleceğinin ekolojik anlamda tehlike altına girdiğinin belirtildiği açıklamada, “Ayrıca gittikçe artan ayırımcılık siyasetleri yüzünden sosyal yaşamda, yayıncılık dünyasında şiddete, bezdiriye uğrayan kadınlar, yaşanan eşitsizlikler gündemimizde olacaktır.” ifadeleri aktarıldı.

Ayrıca açıklamada, “Kitabın özgürleşmesi, düşüncenin özgürleşmesi demektir. Düşünce özgürleştikçe yaşam da, halkımız da özgürleşecektir.” sözlerine yer verildi.

“AMACIMIZ; YAZARLARI SERMAYEYE KARŞI KORUMAK”

TYS  Ana Tüzüğü'nün 3 numaralı 'amaç' maddesinin I'inci, II'inci, III'üncü fıkralarında değinildiği üzere amaçlarının 'Yazarlığı meslek edinmiş kişilerin emeğini sermayeye karşı korumak; hukuki, sosyal, kültürel, ekonomik temel hak ve özgürlükleri korumak, saptamak ve geliştirmek; tam bir söz ve yazı özgürlüğünün gerçekleştirilmesi ve korunması için her türlü yasal mücadeleyi yürütmek' olduğu vurgulandı.

Sendikanın yeni yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Dün olduğu gibi bugün; kitapların toplatıldığı, filmlerin, tiyatro oyunlarının sansürlendiği ya da yasaklandığı, düşünenlerin, yazarların ve gazetecilerin, aydınların yalnızca düşüncelerinden/düşündüklerinden ötürü sudan nedenlerle tutuklandığı, darp edildiği, acı çektiği gerçeği günümüzde de sürmektedir. Bu durumu her zaman olduğu gibi bugün de kınadığımızı belirtmek isteriz.” sözleri kullanıldı.