Bedelsiz devir’le ilgili dava açtıklarını söyleyen Köymen, Danıştay 13. Dairesi’nin 04.07.2019 tarihli kararı ile “bedelsiz devir” in önce yürütmesinin durdurulmasını, daha sonra da iptal ettiğini belirtti. Köymen, Üniversite’nin 2008 yılı mayıs ayında kurulduğunu, tahsis ve ihale işlemlerinin de 2009 mayıs ayında yapıldığını söyledi.

 

İlk Haber’in sorularını yanıtlayan Esin Köymen, Tekel’in 2001 yılında başlayan Özelleştirme süreci kapsamında Tekel’e ait alanlar özelliştirilme kapsamına alındı. Ardından 2005 yılında Tekel’in de içinde olduğu Drogos Bölgesinde “Koruma Amıçlı İmar Planı” yapıldı.

Tekel’in içinde olduğu alan 3. Derece doğal sit alanıydı. Bu arada Tekel bu planın iptali için dava açtı. (Planda bu bölge çok büyük bir kısmı şehir parkı olarak ayrılmıştı. Bir kısmı da günü birlik tesis alanıydı)

Tekel’in açtığı dava sonucunda “Dragos Koruma Amaçlı İmar Plan”nda Tekel’e ait 400 bin metre karelik alanın planı iptal edilmiş oldu ve plan kapsamından çıkartıldı.

ADRESE TESLİM İHALE

Hemen arkasından İstanbul Şehir Üniversitesi alanın kendilerine tahsis edilmesi için Maliye Bakanlığı’na müracaatta bulunuyor. Maliye Bakanlığı’da Üniversite’ye bir yazı göndererek diyor ki, burası ‘bu alan bizde değil Özelleştirme kapsamındadır, dolayısıyla biz tahsis yapamayız”

İki üç ay sonra bir anda Maliye Bakanlığı, Tekel’in devlete vergi borcu olduğunu söyleyerek, bu borca istinaden, şu anda Şehir Üniversetesi’ne tahsisi yapılan alanla birlikte birde arkeolojik kazının devam ettiği 207 ve 227 parsellerin maliye hazinesi’ne devri yapılıyor.

Şehir Üniversitesi tekrar talepte bulunuyor. Maliye ihaleye çıkıyor, tek katılan da İstanbul Şehir Üniversitesi

O dönem  Tekel’de örgütlü olan Sendika Tek Gıda İş Sendikası bu devrin iptali için dava açtı. Bizde bu davaya müdahil olduk. Davada yürütmeyi durdurma kararı verildi ama, Tek Gıda İş Sendika davayı geri çekti.Dolayısıyla bizim müdahilliğimiz de düşmüş oldu.

Hazine Maliye’ye devir yapıldıktan sonra Şehir Üniversitesi yeniden talepte bulundu. Bu sefer bir “ön izin ve tahsisli” ihale yapıldı. İhalenin tek katılımcısı da Şehir Üniversitesi idi.

Ve o ihaleyi de tek katılımcı Şehir Üniversitesi aldığı için 227 ve 207 parselle ilgili “ön irtifak hakkı tesisi” işlemi yapılmış oldu.

296 bin M2 ve 19 bin m2 olmak üzere toplam da 315 m2 bir alan için ön izin belgesi düzenlendi ve ihaleye çıkarıldı. Maliyenin belirlediği tahmini bedel

2 milyon 970 bin idi, Üniversite ise 2 milyon 972 bin tl vererek ihaleyi aldı. 2009 mayıs ayında, birleştirme ayrıştırma ve imar planlarının yapılması için bir yıllık ön izin belgesi verildi. Bunlar tamamlandıktan sonra ikinci etaba geçilmesi gerekiyordu. Birinci etap bittikten sonra, ikinci etapta kaç yıllığına kiralanacaksa, ne kadar bedelle kiralanacaksa kullanım hakkıyla ilgili bir düzenleme yapalacaktı.

YAPILAR KORUMA ALTINA ALINDI

Bu rada Üniversite hem 1/1000 ölçekli hemde 1/5000 ölçekli imar planları yaptı, İBB’den oy çokluğuyla geçti. Biz bu planların iptali için dava açtık.

Bu davalar devam ederken, alanın içerisinde Tekel sigara fabrikası da dahil olmak üzere  tüm endüstri  yapılarının klorunması için  Koruma kuruluna başvurduk.

 7 kollu yaprak tütün depoları, soğutma ünitesi, buhar kazanının olduğu yapı, Koruma Kurulu tarafından tescil edilerek koruma altına alındı.

Bu arada biz 1/5000’lik planın iptali ile ilgili davayı  kaybettik, 1/1000 ölçekli koruma açamçlı uygulama imar planı yapıldı. Buna da dava açtık süreçler devam ederken 227 parselin (296 bin metrekarelik alan)  bedelsiz olarak Şehir Üniversitesi’ne devredildiğini de öğrendik.

HAZİNE KENDİ MÜLKİYETİNİ ÖZEL ÜNİVERSİTEYE BEDELSİZ DEVREDİYOR

Bu kararın da iptali için  da dava açtık. Dava sırasında bedelsiz olarak devredilen alanın  diğer parselleri de kapsadığını öğrendik. (toplamda yaklaşık 400 bin metrekarelik alan)

Sonuçta bizim açtığımız davada Danıştay 13.Dairesi önce işlemin yürütmesine durdurdu ardından da parselin “bedelsiz devri”ni iptal etti.

 

Köymen sözlerini şöyle sürdürdü “ sonuç itibariyle Vakıf Üniversitesi dediğimiz Üniversite, özel Üniversite bir mütevelli heyeti var. hazine kendi mülkiyetini gidip bir özel Üniversiteye bedelsiz olark devrediyor. Bu olacak iş değil, zaten problem bu.

Kaldı ki Kartal Belediyesi alanın tamanını istemişti bize devredin demişti. Sonuçta ikisi de kamu idaresi. Maliye burayı bedelsiz olarak bir kamu kurumu olan Kartal Belediyesi’ne devrederdi, halkın ihtiyaçları neyse, park alanıdır, afet toplanma alanıdır bunların hepsi için kullanılırdı. Bunları yapmak yerine bir işletme olan karı zararı olan bir özel Üniversiteye bedelsiz verilmesi zaten hukuk karşısında da karşılık bulmadı” dedi.

HUKUK DUR DEDİ

Danıştayı’ın iptal kararının Üniversite tarafından temyiz edildiğini ve sonucunu beklediklerini belirten Köymen “Şehir Üniversitesi ile Banka diyaloğunu ayrı tutarak söylüyorum. Bu alanın kamunun elinde kalması ve kamu yararına kullanılması için sürdürülen mücadele 2009 yılından itibaren devam ediyor. , adrese teslim bir ihale, tek kişi katılımlı bir ihale. Hadi Üniversite kuruldu ben burayı alırım dedi ve bütün süreç te onun üzerinden  işledi, arkasından da “bedelsiz devir” yapıldı, burda da hukuka uygun bir durum yoktu. Dolayısıyla bir özel Üniversiteye hazineye ait bir gayrimenkulün bedelsiz olarak devri mümkün olmayacağına göre hukukta buna dur dedi. Dolayısıyla buradan farklı bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Karar kesinleşir diye düşünüyorum” dedi.

DAVUTOĞLU KONUSU

Davutoğlu’nun Üniversite ile bir ilişkisinin kalmadığı yönünde ki söylemlerle ilgili ise Köymen “Bütün bu işlemler  başladığında Başbakan’dı ve Şehir Üniversitesi’nin bağlı olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’nın da kurucusuydu.

Ve bütün bu süreçlerde aslında böyle gelişti. Şimdi Davutoğlu ordan ayrıldı, hükümet ortaklığı yok, bu süreçte başka türlü mü davranılıyor onu da kamuoyunun taktirine bırakıyorum” dedi