Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Nisan 2019 enflasyon raporunu açıkladı. Yayınlanan açıklamada, son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini gösterdiği ifade edilerek, “Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir. İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruş korunacaktır.” sözlerine yer verildi.

“BÜYÜME GÖRÜNÜMÜNE İLİŞKİN RİSKLER AŞAĞI YÖNLÜ”

Küresel iktisadi faaliyette yaşanan yavaşlama eğiliminin 2018 yılının son çeyreğinde de devam ettiği; büyüme oranlarının önceki çeyreğe göre azaldığı belirtilen açıklamada, “Küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliklerin oldukça yüksek seyretmesi ve iktisadi faaliyetteki yavaşlama eğiliminin derinleşmesi durumunda politika alanının kısıtlı durumundan ötürü, 2019 yılı küresel büyüme görünümüne ilişkin risklerin ağırlıklı olarak aşağı yönlü olduğu değerlendirilmektedir.” dendi.

GIDA ENFLASYONUNDA YÜKSEK SEYİR

TCMB raporunda tüketici enflasyonunun yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyrek sonuna kıyasla 0,59 puan azalışla yüzde 19,71’e gerilediği bildirilerek, “Bu çeyrekte ithal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmiştir. Buna karşılık, gıda enflasyonu yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler, maliyet unsurlarının seyri ve fiyatlama davranışlarına ilişkin belirsizlikler dahilinde enflasyon görünümüne yönelik riskler devam etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

“TALEP KOŞULLARI ENFLASYONU DÜŞÜRÜYOR”

İktisadi faaliyetin 2018 yılının dördüncü çeyreğinde TCMB’nin Ocak Enflasyon Raporu’nda ortaya konulan görünümüyle uyumlu şekilde zayıf seyrini sürdürdüğü belirtilerek, “Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken, finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Bu doğrultuda toplam talep koşullarının enflasyona düşüş yönlü katkısı sürmektedir.” sözleri kaydedildi.

PARA POLİTİKASI

Raporda, “2018 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülke para politikalarındaki normalleşme sürecinin daha yavaş süreceğine dair beklentiler küresel risk iştahında kısmî iyileşmeye neden olmuştur. Ancak bu dönemde Türkiye ülke risk primi belirsizliklerin ve jeopolitik faktörlerin etkisiyle diğer gelişmekte olan ülke risk primlerinden olumsuz yönde ayrışmıştır. Mart ayının son haftasında ise finansal piyasalarda gözlenen dalgalanmayla birlikte portföy çıkışları gözlenmiş, piyasa faizleri ve döviz kurunda artış kaydedilmiştir.” ifadelerine yer verilerek; TCMB’nin, finansal piyasalarda gözlenen oynaklıklar karşısında gerekli likidite önlemlerini aldığı, piyasaların ve aktarım mekanizmasının etkin işleyişini desteklediği belirtildi.

MALİYE POLİTİKASI

Maliye politikasının, 2019 yılının ilk çeyreğinde mali teşvik ve tedbirlerin yanı sıra kamu harcamaları kanalıyla ekonomik büyümeye katkıda bulunduğu ifade edilen raporda, “Yatırım ve istihdamı arttırmaya yönelik olarak uygulanan teşvikler kapsamında yapılan harcamalar ile sermaye, personel ve cari transfer giderlerindeki artışlar bu dönemde bütçe açığının bir miktar yükselmesinde etkili olmuştur. 2019 yılının ilk çeyreğinde iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın vergi gelirleri üzerindeki aşağı yönlü etkisine karşın vergi dışı gelirlerde ortaya çıkan olumlu performans bütçe açığındaki artışı sınırlamıştır.” şeklinde ifadelere yer verildi.

ÖNGÖRÜLER

Enflasyonu düşürmeye odaklı, sıkı bir para politikası duruşunun ve güçlendirilmiş politika koordinasyonunun altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağının öngörüldüğü raporda, “Tahminler oluşturulurken, sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve para politikasının enflasyonu 2020 yılının ikinci çeyreğinde tek haneye, sonrasında da yüzde 5 hedefine düşürmeye odaklı bir şekilde oluşturulacağı bir çerçeve esas alınmıştır.” ifadeleri kullanıldı.