arslan.aric @ gmail.com

Seçimler bitti, bir çok yerde olduğu gibi Kartal’da da, kaybeden ve kazanan taraflarda eleştiriler sürüyor.

Kartal seçimleri üzerine bir analiz yapacak olursak, AKP bu seçimlerde, önceki seçimlerden daha düşük seviyede, içe kapanık, stratejiden yoksun, basınla sıfır seviyede iletişimle bir propaganda yürüttü.

Seçimin ana ögesi belediye başkan adayı, Kartal’lıların beklentilerine cevap verecek bir propaganda yürütemedi. İlk başlarda başka siyasi görüşten insanların bile “seçilirse Kartal için iyi olur” beklentilerini boşa çıkardı.

Kazanacağı inancıyla, partisinin görüşüne yakın kesimler dışında farklı görüşte ki insanları kazanacak söylem ve eylem gerçekleştiremedi, onları ikna edemedi.

Sürekli kendi dünya görüşüne yakın söylemler kullanması, insanların tarafsız belediye başkanı olacağı sözüne inancını zayıflattı. Her gittiği yerde, hep aynı cümleleri kullandı.

Halkla tam anlamıyla kucaklaşamadı. Konuşmalarıyla, vereceği mesajlarla, kararsızları küskünleri yönlendirecek, güven veren heyecanlandıran “tamam budur” dedirtecek bir aday profili ortaya koyamadı.

Katıldığı tüm toplantılarda, 10 yıldır canı yanan Kartal’lıların içlerini rahatlatacak beklediği ve muhalefetin adayı olarak söylenmesi gereken şeyleri söylemedi. Sanki 10 yıldır bu ilçede görev yapanlar, sadece beceriksiz davranmışlar, başka hiçbir kusurları yokmuş gibi gerçekleri dile getirmeyerek “biz gelirsek daha iyisini yapacağız” vb hamasi söylemlerle, inşallah, cek, cak’larla konuları geçiştirmesi de kamuoyunda hayal kırıklığı yarattı.

Böyle olunca da, kırgın küskün ve kararsız seçmenlerin karar vermelerinde de etkili olamadı. Sözün özeti, toplumu heyecanlandıracak, etki yaratacak, kamuoyunda gündem olacak hiçbir söylemi olmadı.Ruhsuz bir seçim süreci oldu.

Seçimin kaybedilmesinde, başka etkenlerde etkili oldu tabi. Örneğin, tepede siyaset yapanlar, seçimi ‘Genel Seçim’ havasında yürütmesi, yerel’de ki siyasetçileri ve teşkilatları zora soktu.

Yerel siyasetçiler, yerel argümanları kullanarak ikili ilişkilerle insanları kendilerine oy vermeleri için ikna ederken, yukarıdakilerin yerel siyasetçilerle ters düşen, ötekileştiren ve hakarete varan söylemler kullanması, kazanılan seçmenlerin kaybedilmesine neden oldu.!

Siyasilerin toplantılarda ki söylemleri ile, tutarsız davranışları da etkili oldu.

Siyasilerin bir taraftan toplantılarda “allahın selameti, bereketi, mağfireti üzerinize üzerime olsun” “kul hakkı” “yetim hakkı” vb sözler kullanıp, bir taraftan seçim sürecinde devletin aracını kullanması, şoförünü kullanması, benzinini kullanması seçmenin güvenini sarstı.

İlçe başkanlığı’nın da bu seçimlerde bazı handikapları oldu.!

İlçe Başkanı’na da bazı eleştiriler yapıldı. Ak parti’de bazı yetkililer, İlçe Başkanı’nın bazı resmi kurumlarla ilişkilerinin küskün bir kitle yarattığını, bunun da seçim sonuçlarında etkili olduğu iddiasında bulunuyor.

Bu mesele bir yana, seçim sürecinde ki asıl meselelerden biri olan ve propagandanın ana omurgasını teşkil eden, basınla ilişkiler, sıfır’ın altındaydı. Özellikle seçimlerin olmazsa olmazı olan, Basın Danışmanlığı diye bir birim yoktu. Basınla ilişkilerin liyakatsız ehil olmayan kişilerle yürütülmeye çalışılması gazetecilere büyük rahatsızlık verdi. Tabi öyle olunca’da böyle oldu.!

Buna rağmen, gazeteciler CHP’de ki kadar üzülmedi.!

Ve tabi ki, tüm Türkiye’de olduğu gibi İstanbul ve Kartal seçimlerinde ekonomik sorun ve HDP belirleyici oldu.