arslan.aric @ gmail.com

O Büyük depremden, yani büyük acılar yaşadığımız 99 depreminden hiç ama hiç ders çıkarmadık.

Hatta geçtiğimiz günlerde yaşadığımız 4,2 ve 5,8 büyüklüğünde ki depremlerden de ders çıkarmadığımız ortada.!

Tamda bu süreçte radikal bir takım kararlar alması gereken Beldiye Başkanlarının da bu konuda yeteri kadar duyarlı oldukları söylenemez..

Denilebilir ki, belediye başkanı ne yapsın, depremle ilgili bir takım çalışmalar yapmak için para lazım bütçe lazım. Her şeyi elinde bulunduran iktidar bu konuda bir şey yapamıyorsa belediye başkanları ne yapabilir?

Çok şey yapabilir.!

Altında iş yeri açılan apartmanlar kontrol edilebilir.

Maşallah Apartmanların altında yok yok.!

Sanayide olması gereken, ama şehir içinde ve apartmanların altında olmaması gereken  her türlü imalathane var alaha şükür..Ve bunlar deprem dışında da her türlü tehlikeye açık yerler.

Mahalle ve sokaklar Sanayi Tipi AVM olmuş.!

Oto yıkama var..Belediyeler buna nasıl izin vermiş? Bunları kapatmak için para mı gerekiyor?

Fırınlar var..Kim izin vermiş bunlara, kapatmak için para mı gerekiyor?

Oto tamircileri var..Nasıl gözlerini kapatıp izin vermişlerse, şimdi de gözlerini açıp kapatabilirler? Bunun için para mı gerekiyor?

Maranogozhaneler var..Kimler nasıl izin vermiş bilinmez ama kapatmak için para gerekmediği biliniyor.


Bu iş kollarının her birinin ayrı ayrı apartmanların taşıyıcı kolanlarına nasıl zarar verdiği de biliniyor.!

Adam apartmanın giriş katını pastane diye açmış, ama bodrum katını fırın yapmış bilmem kaç derece sıcaklıkta ekmek çıkarıyor. Ve bu fırınların binanın taşıyıcı kolonlarına büyük zarar verdiği de biliniyor.

Motor tamircileri ve diğer iş kollarında ki atölyelerin apartman altlarını nasıl kullandıkları taşıyıcı kolonlara neler yaptığı da biliniyor.!

Peki, depremin geleceğini bile bile, belediye başkanlarının bu duruma duyarsız kayıtsız kalmasını nasıl okumak gerekiyor?

Üstelik bunları yapması için para da gerekmiyor.!

Deprem haber veriyor geliyorum önleminizi alın diye, ama belediyelerde tık yok.

Belediyelerde depremi beklemek ne demek.!

Özellikle de Belediye Başkanları ve yönetimlerinin olası bir depremde bu konuda ki ihmallerde büyük sorumluluğu olacağını hatırlatmak istiyorum.

Burada Kent Konseylerine da çok iş düşüyor. Kent Konsey’lerinin öncelikle günde mi bu konu olmalı.

 Uzmanların söylediği gibi "Depremle yüzleşmek zorundayız. İstanbul'un gündeminde olan depremin güncel envanterini çıkarıp 'Bu durumdayız' demeliyiz, 'Kendimizi aldatmayalım' demeliyiz. Risk taşıyoruz ama bunu hızlıca nasıl tolere ederiz ona bakacağız. Geçen 20 yılda çok zaman kaybetmişiz. Keşke böyle olmasaydık.” demeliyiz