arslan.aric @ gmail.com

Ak Parti’de ‘güç zehirlenmesi’ nedeniyle bazı yöneticiler işleri çığırından çıkmış durumda. İlçe’de hükümetin temsilcisi olduğunu söyleyen bazı ilçe yöneticilerinin, kamu otoritesini sarsacak şekilde kurumların iç işleyişine müdahale etmesi. kurum amirlerine talimat veren davranışlar içine girmesi, taleplerini yerine getirmeyen yöneticilere sürgün ve tayin baskısı dayatması, kamu otoritesini sarsacak boyutlara ulaştı.

**                                                                  **                                          **

İddialar vahim, bir ilçe yöneticisi alıyor eline bir liste, kurum amirine gidiyor “ şu şu okullara şu isimleri atayın”diyor. Olumsuz yanıt alınca,  “ o zaman sen listeyi hazırla ben değerlendireceğim” diyor. Kurum amiri yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle bunu da kabul etmeyince, ilçe yöneticisi “ben burada hükümeti temsil ediyorum, bütün kurumlar benden sorulur hükümetin temsilcisiyim” diyerek baskı uyguluyor.

Yürütmenin emrinde olan bürokrasi, siyasi iktidarın ilçe başkanlarının emrine sokuluyorsa, orada kamu otoritesi bitmiş, adalet ve hukuk çökmüş demektir.

O kurumun amiri, bu gün için yerinde duruyor olabilir ama, yarın yerinde duracağından emin değilim. Umarım yanılırım.!  

O zaman şu yapılsın.! İlçe Başkanı hem pati ile ilgili görüşmelerini, hemde kamu kurumlarıyla ilgili görüşmelerini özel ofisinde, ya da çalıştığı firmanın ofisinde yapsın, varsa imzalanması gereken bir takım evraklar orada imzalasın, beğenmediğini değiştirsin, sonra da nasıl istiyorsa öyle uygulamaya koysun.!

Bu ne demektir? Bu tüm devlet kurumları, Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve diğer tüm müdürlüklerin siyasallaşması demektir.

**                                                                  **                                              **

İlçe’de partililer de bu duruma isyan etmiş durumda, şunu söylüyorlar “Evet bize de bu konular geldi. Bu durum parti politikası değil, ilçe yöneticisinin kendi kişisel davranışı, bunu kabul etmek mümkün değildir. Partilerin konumu farklı, kamu kurumlarının konumu ve görevleri farklıdır. Birinin diğerinin alanına müdahale etmesi kabul edilemez. Bu durumun partimeze zarar verdiği açıktır”

Ak Parti yöneticilerinin bu baskısından şikayetçi olan bazı kamu çalışanları da “ bu yapılanların seçime yansıması olacağını” söylüyorlar.

Birileri bu işe dur demeli. Devlet bürokrasisini siyasallıştırmak sadece Ak Parti’ye değil, Türkiye’ye zarar verir.

Kısa sürede bu duruma müdahale edilmemesi durumunda, bir süre sonra kamu yönetimi tamamiyle ilçe başkanlarının emrine geçer ve bu durum kamu otoritesi’nde derin yaralar açacar. Demokratik ülkelerde bu kabul edilebilecek bir durum değildir.

Yasama Yürütme Yargı,  yani  kuvvetler ayrılığının olmadığı bir ülkede, demokrasiden, Hukuktan ve Adaletten söz edilemez..